Yolların uzunluğu gidilecek yerin
ehemmiyetini gösterir. Bu yaşam alanında alınan nefesler
kazandıklarımız, verdiklerimiz ise kaybettiklerimizdir. Ne zaman
tutulacağı bilinmeyen bu yolculukta nefesler, mahşere kadar tutuklu
kalacak bedenlerde. Bilinmeyen bu yolculuğun aniden başlayacağını
biliyor olmaktır her bireyin görevi. Beşeri de ürküten bilinmeyenin
biliniyor olmasıdır zaten. Yaşam rüzgarına kapılanlar, yarınlar adına
enfes emeller kurarken ölümün herşeye bir nokta koyacağını unutmuyorda
değiller. Kimi yürüdüğü yolu sorgularken, kimi de yadırgamaya çalışıyor.
Kimi de gaflet uykusundan uyanamamaktadır. Vicdanlar sus pus olmuştur
kimilerinde. Gözler görememektedir vicdanların yaşadığı hayatı.
Fısıldamak Ya da fısıldanmak gerekiyor bazen. Baktığına değilde
görünmeyene odaklanmalıdır vicdanlar. Uyanıkların öyle nefesler
tüketmesi gerekmektedir. Uyuyanlar uyanacağı güne kadar
homurdanacaklardır. Onlar zırhlıdır, dokunulmazlardır. Ancak uyanıklar
yaşam yolunun uzunluğuna bakarak aşk ile yaşamaktadırlar. Ne kadarına
sahip olurlarsa olsunlar bir gün sahipsiz bırakacaklarını bilirler. Asl
olan noktadan sonra sahipsiz kalmamaktır, bunu bilirler. Bilirler
sonrasında bütün yollar şeritsizdir onlar için. O hiç olmamış gibi
yeniler gelip eskiler gideceklerdir. Hiç nefes almamış gibi
unutulacaklardır dehlizlerde. Sevdikleri dahi sevemeyeceklerdir eninde
sonunda. Bir hiç olacaktır tanımayanların gözünde. Çok değil sadece bir
sonraki yaşam sona ermeden, yaşadığını dahi kimsenin hatırlamayacacağını
bilirler. Baş köşedeki koltuk boş kalacaktır artık. Köşelerde
kalacaktır hatıraları. Köşebaşında yaşamış biri olmuştur herkesin
gözünde. Şurda bağırıp burda kahkaha atmış olarak kalacaktır birilerinin
hayalinde. Yürüdükleri yolları temiz bırakmışlardır.
Peki ya diğerleri,
Diğerleri zaten kimilerinin gözünde hep hiçkimse olarak kalmıştır.
Peki
perdenin bu tarafında kalanlar; Onlar yaşarlar, sever, sevilir, belki
de nefretidir bazılarının. Herkesin çevresinde böyleleri vardır. Bazen
en yakınımızdakiler aniden hiçkimsemiz olabilmektedir. Tanıyamamışım
gizeminin arkasına sığınırız. Ve tanımadığımız birkimse bir gün en
kimsesizimiz olabilmektedir. İkisinin arasında ki tek fark
beklentilerdir. Bekleneni doğru yerde beklersek beklenti yükselir.
Beklentinin de beklenenden geldiğine inanırsak beklemek belki de en
güzel sevgi olacaktır. İster beşerden ister Yaradandan olsun.
Sarılmaktır
hayata, hayatı verenden beklemek. Aşktır sevmek için hertürlü
fedakarlıkta bulunarak ömrü feda edenlere. Ömür dediğimiz de hep feda
ederek bir yere kavuşmak değilmidir?. Bu dünyaya
kavuşmak
için beriki hayatı feda etmedik mi zaten. Öteye gitmek için de bu
dünyayı feda etmeyecekmiyiz!. Ötelere gidenler, bütün sahipliklerini
beride bırakanlar değil de kimlerdir.! Acaba öteyi bile bile beride bir
şeyler bırakmaya çalışanlar ne zaman uyanacaklardır. Yollarını ne zaman
süpüreceklerdir!. Belki de burayı sevmek için çok da öteye beriye
bakmamak gerekir ne dersin.! Çünkü burdan lezzet almak için öteki ve
berikiye çok da kıymet vermemekten geçiyor. Evet öteye değer verenler de
buraya çok kıymet vermezler. Yarınlardan ve ötelerden korktuğumuz için
hep ehemmiyeti buraya veririz. Öteden korkarız. Korktuğumuz için Öteyi
hep öteleriz. Öteledikçe de ötekileştiririz. Ötekileştirdiklerimiz ile
de yaşamak çok ağır gelir. Onları bir yerlerde bırakırız. Zaten çoğumuz
bıraktıklarımız ile nefes almaktayız. Bıraktıklarımız çoğunlukla
korkularımız olmaktadır. Korkular çoğunlukla kimselere söylenmez.
Kimselere söylenmeyen korkular gelecek korkulara fısıldamasından
korktuğumuz için içimize atıyoruz. Attığımız her adım korkulur hale
gelecektir. Gelin korkulara adım atalım. Üstüne basa basa toprakla
katılaştıralım. Katılalım öteye ve beriye. Nefesler verelim beriden
gelenlere. Maddeyi ön plana atmayalım. Korkutmayalım gelecek nesilleri.
Onlar bizim yaşadığımız korkuları yaşamasınlar diye hep çaba gösterelim.
Onlara tepenin ardını gösterelim. Derin vadilerde ürkek kalmasınlar.
Onları sağırlaştırmayalım.
Gelin ey dostlar gittiğimiz bütün yollar tek bir yolun sonunda bitiyorsa bırakın bu kavgayı, bitirin bu ürkekliği.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder