31 Aralık 2015 Perşembe

YOLUN SONU...

Yolların uzunluğu gidilecek yerin ehemmiyetini gösterir. Bu yaşam alanında alınan nefesler kazandıklarımız, verdiklerimiz ise kaybettiklerimizdir. Ne zaman tutulacağı bilinmeyen bu yolculukta nefesler, mahşere kadar tutuklu kalacak bedenlerde. Bilinmeyen bu yolculuğun aniden başlayacağını biliyor olmaktır her bireyin görevi. Beşeri de ürküten bilinmeyenin biliniyor olmasıdır zaten. Yaşam rüzgarına kapılanlar, yarınlar adına enfes emeller kurarken ölümün herşeye bir nokta koyacağını unutmuyorda değiller. Kimi yürüdüğü yolu sorgularken, kimi de yadırgamaya çalışıyor. Kimi de gaflet uykusundan uyanamamaktadır. Vicdanlar sus pus olmuştur kimilerinde. Gözler görememektedir vicdanların yaşadığı hayatı. Fısıldamak Ya da fısıldanmak gerekiyor bazen. Baktığına değilde görünmeyene odaklanmalıdır vicdanlar. Uyanıkların öyle nefesler tüketmesi gerekmektedir. Uyuyanlar uyanacağı güne kadar homurdanacaklardır.  Onlar zırhlıdır, dokunulmazlardır. Ancak uyanıklar yaşam yolunun uzunluğuna bakarak aşk ile yaşamaktadırlar. Ne kadarına sahip olurlarsa olsunlar bir gün sahipsiz bırakacaklarını bilirler. Asl olan noktadan sonra sahipsiz kalmamaktır, bunu bilirler. Bilirler sonrasında bütün yollar şeritsizdir onlar için. O hiç olmamış gibi yeniler gelip eskiler gideceklerdir. Hiç nefes almamış gibi unutulacaklardır dehlizlerde. Sevdikleri dahi sevemeyeceklerdir eninde sonunda. Bir hiç olacaktır tanımayanların gözünde. Çok değil sadece bir sonraki yaşam sona ermeden, yaşadığını dahi kimsenin hatırlamayacacağını bilirler. Baş köşedeki koltuk boş kalacaktır artık. Köşelerde kalacaktır hatıraları. Köşebaşında yaşamış biri olmuştur herkesin gözünde. Şurda bağırıp burda kahkaha atmış olarak kalacaktır birilerinin hayalinde. Yürüdükleri yolları temiz bırakmışlardır. 

Peki ya diğerleri, 

Diğerleri zaten kimilerinin gözünde hep hiçkimse olarak kalmıştır. 

Peki perdenin bu tarafında kalanlar; Onlar yaşarlar, sever, sevilir, belki de nefretidir bazılarının. Herkesin çevresinde böyleleri vardır. Bazen en yakınımızdakiler aniden hiçkimsemiz olabilmektedir. Tanıyamamışım gizeminin arkasına sığınırız.  Ve tanımadığımız birkimse bir gün en kimsesizimiz olabilmektedir. İkisinin arasında ki tek fark beklentilerdir. Bekleneni doğru yerde beklersek beklenti yükselir.  Beklentinin de beklenenden geldiğine inanırsak beklemek belki de en güzel sevgi olacaktır.  İster beşerden ister Yaradandan olsun.

Sarılmaktır hayata, hayatı verenden beklemek. Aşktır sevmek için hertürlü fedakarlıkta bulunarak ömrü feda edenlere. Ömür dediğimiz de hep feda ederek bir yere kavuşmak değilmidir?. Bu dünyaya
kavuşmak için beriki hayatı feda etmedik mi zaten. Öteye gitmek için de bu dünyayı feda etmeyecekmiyiz!. Ötelere gidenler, bütün sahipliklerini beride bırakanlar değil de kimlerdir.! Acaba öteyi bile bile beride bir şeyler bırakmaya çalışanlar ne zaman uyanacaklardır. Yollarını ne zaman süpüreceklerdir!. Belki de burayı sevmek için çok da öteye beriye bakmamak gerekir ne dersin.! Çünkü burdan lezzet almak için öteki ve berikiye çok da kıymet vermemekten geçiyor. Evet öteye değer verenler de buraya çok kıymet vermezler. Yarınlardan ve ötelerden korktuğumuz için hep ehemmiyeti buraya veririz. Öteden korkarız. Korktuğumuz için Öteyi hep öteleriz. Öteledikçe de ötekileştiririz. Ötekileştirdiklerimiz ile de yaşamak çok ağır gelir. Onları bir yerlerde bırakırız. Zaten çoğumuz bıraktıklarımız ile nefes almaktayız. Bıraktıklarımız çoğunlukla korkularımız olmaktadır. Korkular çoğunlukla kimselere söylenmez. Kimselere söylenmeyen korkular gelecek korkulara fısıldamasından korktuğumuz için içimize atıyoruz. Attığımız her adım korkulur hale gelecektir. Gelin korkulara adım atalım. Üstüne basa basa toprakla katılaştıralım.  Katılalım öteye ve beriye. Nefesler verelim beriden gelenlere. Maddeyi ön plana atmayalım. Korkutmayalım gelecek nesilleri. Onlar bizim yaşadığımız korkuları yaşamasınlar diye hep çaba gösterelim. Onlara tepenin ardını gösterelim. Derin vadilerde ürkek kalmasınlar. Onları sağırlaştırmayalım.


Gelin ey dostlar gittiğimiz bütün yollar tek bir yolun sonunda bitiyorsa bırakın bu kavgayı, bitirin bu ürkekliği.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder