Adaletin en yüce erdem olduğunu dillendirmekteydi, Platon. Henüz Dünya
düzene oturmamıştı. İlkel kabileler medeniyet aynası ile henüz
tanışmamıştı. Dünya eksileri yaşamaktaydı. Sıfır noktasını yakalamazken
yıllar, birileri de kalkıp insanlıktan bahsetmekteydi. Nefeslenen
asırlar da bilinmeyenler yaşamaktaydı daha. Erdemden bahsedilmekteydi.
Enginizasyonlar karşısında diller lal olmuşken, birileri dik durmaktaydı
durması gereken yerde. Ahlaktan bahsedenler arka bahçelerde
konuşmaktaydı. Dünya durmaksızın yaşlanırken, en çokda yaşını almışlar
sahiplenmekteydi dünyayı.
Işık tutmaktaydı geleceklere. Gelenler gidenlere bakarak büyüsünler diye. Platon, ahlakı erdem hamuruna katıştırmıştı bugünlere rehberlik etsin diye.
Işık tutmaktaydı geleceklere. Gelenler gidenlere bakarak büyüsünler diye. Platon, ahlakı erdem hamuruna katıştırmıştı bugünlere rehberlik etsin diye.
Evet, adalet kelimesini her ne kadar insanoğlu türetmişsede yine tüketen
de O olmuştur. İnsanoğlu adaletten bahsettiği zaman muhtemelen elinde
güç yok demektir. Adaletli davranması gerektiği yerde gücü adaletsizce
kullanıyorsa kararlarını orantısız kullanma vakti gelmiştir. Artık
erdemsiz bir yaşamın başlangıcı kıvamına çoktan kavuşmuştur.
Güç derecesi ne kadar aşağıdan başlamışsa, güç derecesi tırmanma şeridin
de ne kadar hızlı yükselmişse, gücün eşik değerini ne kadar hızlı
aşmışsa, bir terminatöre dönüşmesi de o kadar hızlı olacak demektir.
Elindeki güç kullanım hızı ekseriyetle bir şova dönüşmesine yol
açacaktır. Adaletsiz ve Erdemsiz bir yolu çoktan aşmıştır. Belki de
ömrünün son yıllarını yaşıyordur, belkide en tatlı günlerini ben yaptım,
ben ettimlere dönüştürme gafleti, kendisine ölçüsüz bir yaşam tarzı
yakalamasına sebebiyet vermesiyle küçük derelerde boğulmasına vesile
olacaktır.
Erdemsizler ilkin yokuşta yük olduklarına çelme atacaklardır. Belki de
tekerinin dönmesine sebep olmuş vefakar dostlarına sırtlarını
döneceklerdir. Sırtlan olmuştur artık onun için sevdikleri. Gücün etkisi
ömrün kısalığına perde olmuştur. Göremeyecektir cepsiz beyazlar
giyeceğini, göremeyecektir kendisi gibi nicelerinin pişman olduğu yere
kavuşacağını, göremeyecektir ki yapılan iyiliklerin karşılıksız
kendisine yapıldığını. Hicranlı günlerin acıları belki de vicdanlarda
taptaze dururken, ilk tokadı atanların acısı bir ömür taptaze kalacaktır
kalplerde.
Masumların masumiyetliklerine türlü hayasızlıklar atfedilirken
sessizliğini sürdürenlerin erdemsizliği en derin acı olacaktır belki
de. Nice kapıların eşiklerinden geçilecektir ama vefasızların
vicdanlarına giden yolu kapalı bulacaktır belki de. Nice kızgınlıklar
affedilecektir ama kırgınlıklara çare bulunamayacaktır.
Ve ..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder