Ayağa kalkacak kadar doğruldu. Yaşlandığını kabullenmişti artık.
Nerde kaldı küheylan sırtında diyar diyar dolaştığı zamanlar. Hayıflanıyordu geçmişine.
Bir savaş komutanıydı. Adını söylemeye çekinen yıllara hasret kalıyordu. Komutanım
dedikleri sese hasretti. Tesellisi, attığı kurşunların düşmana isabet
etmesiydi. Düşüncelere dalarken bir yandan da sabah kahvaltısı için hazırlık yapayım
dedi. Çayı koymuştu. Fokur fokur kaynama sesini işitmek istiyordu ama kulakları
da ağırlaşmıştı nicedir. Biraz peynir biraz zeytin azıcık ekmek ile idare
etmeyi biliyordu. Savaşmaktan bir aile kursa da babalık yapamamıştı evlatlarına
tam olarak. Ayrı düşmüşlerdi birbirlerinden. Biricik dediği kızına dahi yabancıydı
artık. Üzülüyordu sürekli. Osman komutan Osman komutan sesini çok uzaklardan
duyuyordu. Anlayamadı kapının çaldığını. Sonra bir anda baharın kokusunu
hissetmek için açtığı pencereden taş düştü sofranın ortasına. Aşağı bakmak için
yine doğruldu. Çavuş ali inmesi için işaret ediyordu. Hızlıca sofrayı terk etti
çayı kapattı ve ağır ağır merdivenlerden aşağı indi. Hayırdır Çavuş ali ne bu telaş
demeye başlamadan kolundan tuttuğu gibi sürüklemeye başladı Çavuş. Haberler
kötü komutan düşman İzmir’e girmiş. Masumları öldürüyor camileri yakıyor şehri
zabtetmis. Ben ne yapabilirim Çavuş. En fazla tek mermi atabilirim dedi. Daha
tek mermi atamadan bir mermi kalbine saplanmıştı komutanın. Ne olduğunu
anlamayan Çavuş etrafına bakındı. Hayretler içerisindeydi. Komutan bir çınar
gibi yere düşmüştü. Sonra bir gölge belirdi üzerinde. Bir sese gözlerini açtı
ve ağır kulaklarıyla dikkat kesildi. Önce içimizdeki düşmanlara tek mermi atacaksın
komutan diyordu Çavuş ali. O da yığılmıştı komutanın yanına. Evet, komutanım savaştaki gibi yine yan yanayız yine beraber gidiyoruz buralardan. Mermiyi atan
bir haindi. Ama hangi haindi komutan.
*-***
Hainin peşine düşelim. Kimmiş bu hain. Bekleyin o zaman..
*-***
Hainin peşine düşelim. Kimmiş bu hain. Bekleyin o zaman..
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil